home

search

Vatansever

  Yedinci Gün.

  ?a?r? geldi?inde zaten Odaday?m.

  Tanr?lar bugün daha sessiz. Beni izliyorlar.

  Biri konu?uyor, tonu düz.

  “G?zlemleyeceksin. Yorum yapmayacaks?n. Soru sormayacaks?n. Anla??ld? m??”

  Derin bir reverans yap?yorum.

  “Evet, Yüksek Konsey.”

  “Güzel.”

  Uzay y?rt?l?yor.

  Bir adam i?eri dü?üyor. A??r. Elli ya?lar?n?n ortas?. G?bekli. Lekeli g?mlek. Ceketinde Konfederasyon bayra?? yamas?. Botlar? a??nm??, kirli.

  Yere sert?e ?arp?yor. ?nliyor. Sonra kendini yukar? itiyor.

  Etraf?na bak?yor.

  Tanr?lar? g?rüyor.

  S?r?t?yor.

  “Vay anas?n?. Lanetlendik desene. Hem de kelimenin tam anlam?yla.”

  Bir tanr?n?n sesi, so?uk:

  “Ad?n? ve y?l? s?yle.”

  Adam yana tükürüyor.

  “Ad?m Earl. Earl Tucker. Teksas’ta do?dum büyüdüm. Y?l da 1967 faland?r herhalde.”

  “Mesle?in?”

  “Tamirci. Aile babas?. Vatansever.”

  “Vatansever.”

  Earl do?ruluyor, g??sünü kabart?yor.

  “Kesinlikle. Tanr?, silahlar ve vatan. Amerika’y? büyük yapan budur. ?u s?ralar g?rdü?ümüz komünist sa?mal?klar de?il.”

  Bir tanr? ?ne e?iliyor.

  “14 Haziran 1965 gecesini anlat.”

  Earl’?n s?r?t??? geni?liyor.

  “O gece mi? Efsane bir geceydi.”

  “A??kla.”

  Earl ?enesini ka??yor, bak??lar? uzaklara dal?yor. Neredeyse nostaljik.

  “Ben ve ?ocuklar — on ki?iydik, iyi adamlard?k, Tanr?’dan korkan adamlard?k — kasabada bir sorun oldu?unu duyduk. Bir zenci herif beyazlar?n oldu?u yere ta??nm??. Ev sat?n alm??. Dü?ünebiliyor musun? Sanki oraya aitmi? gibi.”

  “Ve?”

  “Ve biz de ona yerini hat?rlatmaya karar verdik.”

  “Nas?l?”

  Earl’?n s?r?t??? kaybolmuyor.

  “Güne? batana kadar bekledik. Evine gittik. Kap?y? ?ald?k. Kibarca. Kap?y? a?t? — iri bir herifti, muhtemelen sert oldu?unu san?yordu — ve biz… biz onu e?ittik.”

  “Onu d?vdünüz.”

  “D?vdük mü? Lan, biz ona ders verdik. Yerini unuttu?unda ne olaca??n? ??rettik.”

  “Ailesinin ?nünde mi?”

  Earl k?k?rd?yor.

  “Kar? ba??r?yordu. ?ocuklar da — ü? taneydiler galiba. En kü?ü?ü alt? ya??ndan büyük olamazd?. Sürekli ‘Baba, baba!’ diye a?l?yordu. Gere?inden fazla gürültü yapt? her ?ey.”

  Bir tanr?n?n sesi keskinle?iyor.

  “Ne yapt???n?z? anlat.”

  Earl geriye yaslan?yor, g?zleri parl?yor.

  “?nce adam? bah?eye sürükledik. ?ki se?ene?i oldu?unu s?yledik: Sabah olmadan kasabay? terk eder ya da ailesi i?erideyken evi yakard?k. Kar??l?k vermeye ?al??t? — aptalca — biz de biraz daha… ikna edici olmam?z gerekti.”

  “?kna edici.”

  “Yumruklarla ba?lad?k. Sonra botlar. Billy’nin bir sopas? vard? — onu biraz kulland?. Kaburgalar güzelce ?atlad?. Havai fi?ek gibi ses ??kar?yordu.”

  Gülüyor.

  Ger?ekten gülüyor.

  “En iyi k?sm? biliyor musun? ?ocuk — en büyü?ü, on ya??nda falan — bize do?ru ko?maya ?al??t?. C?l?z bir ?ey. Babas?n? kurtarabilece?ini sand?. Yakas?ndan tuttum, havaya kald?rd?m ve dedim ki, ‘Onun gibi mi olmak istiyorsun? Kendi bah?ende kanamak m??’ ?ocuk alt?na i?edi. Orac?kta. Hayat?mda g?rdü?üm en komik ?eydi.”

  Sessizlik.

  So?uk.

  A??r.

  Earl fark etmiyor.

  “Neyse, adamla yirmi dakika kadar u?ra?t?k. Sonunda pek hareket etmiyordu. Sadece inliyordu. Her yer kan. Di?ler yerde. Ona dedim ki, ‘Zenci oldu?unu unutursan olan budur. E?it de?ilsin. Asla olmayacaks?n. ?imdi defol git kasabamdan.’”

  “Gitti mi?”

  Earl omuz silkiyor.

  Did you know this text is from a different site? Read the official version to support the creator.

  “Bilmiyorum. Bir daha g?rmedim. Muhtemelen geldi?i yere sürünerek d?nmü?tür.”

  Bir tanr?n?n sesi, k?s?k:

  “Nas?l hissettirdi?”

  Earl’?n s?r?t??? daha da yay?l?yor.

  “?yi hissettirdi. Do?ru hissettirdi. Toplulu?umu koruyormu?um gibi. Ailemi. Ya?am tarz?m?. O adam i?eri dal?p bizden biriymi? gibi davranabilece?ini sand?. Ama de?il. Bir maymun. Bir vah?i. Ve birilerinin bunu ona hat?rlatmas? gerekiyordu.”

  “Gurur duydun.”

  “Elbette. Hala duyuyorum.”

  Ba?ka bir tanr?, sesi zehirli:

  “Bir adam? ?ocuklar?n?n ?nünde i?kenceyle ?ldürdün ve gurur duyuyorsun.”

  Earl’?n s?r?t??? bozulmuyor.

  “ülkemi savundum. Miras?m?. Tanr?’n?n bana verdi?i haklar?.”

  “Haklar?n?.”

  “Evet. Güney hakl?yd?. K?lelik k?tü de?ildi — do?ald?. ?ncil’de yaz?yor. Ham’?n laneti. Hizmet etmek i?in yarat?ld?lar. Biz onlara bakt?k, besledik, bir ama? verdik. Sonra Yankiler geldi, her ?eyi mahvetti, onlara e?it olduklar?n? s?yledi. ?imdi dünyaya bak. Kaos. Su?. ?ürüme.”

  “K?leli?in hakl? oldu?una inan?yorsun.”

  “Biliyorum. atalar?m yirmi k?leye sahipti. ?yi k?lelerdi. ?ok ?al???rlard?. ?al???rken ?ark? s?ylerlerdi. Sonra Lincoln geldi ve bir anda ?zgürlü?ü hak ettiklerini sand?lar. ?zgürlük mü? Kendilerini bile y?netemezler. Afrika’ya bak — vah?iler ve ?amur kulübelerden ba?ka bir ?ey yok.”

  “Peki ya Yahudiler?”

  Earl’?n g?zleri daral?yor.

  “Yahudiler konusuna girme.”

  “A??kla.”

  Earl tekrar tükürüyor.

  “Yahudiler asalakt?r. ?n?a etmezler. Yaratmazlar. S?mürürler. Bankalar?, medyay?, hükümeti kontrol ederler. Beyaz Hristiyan Amerika’y? i?eriden y?kmaya ?al???yorlar. Komünizmle, sapk?nl?kla, ?rk kar???m? propagandas?yla ülkeyi dolduruyorlar.”

  “Buna inan?yorsun.”

  “Biliyorum. ?sa’y? onlar ?ldürdü. O günden beri plan yap?yorlar. ?imdi de renklilerle ve komünistlerle birlikte her iyi ve kutsal ?eyi y?kmaya ?al???yorlar.”

  Bir tanr?n?n sesi keskin:

  “Komünistler hakk?nda ne dü?ünüyorsun?”

  Earl’?n yüzü ?fkeyle buru?uyor.

  “Komünistler... en k?tüsü. Tanr?s?z. Ruhsuz. Her ?eyi almak istiyorlar. Silahlar?n?. Mal?n?. ?zgürlü?ünü. Ruhunu. Amerika’y? herkesin e?it oldu?u ve kimsenin ?zgür olmad??? bir sosyalist cehenneme ?evirmek istiyorlar.”

  “Onlarla sava?t?n.”

  “Elbette. Kore’de on ikisini vurdum. Belki daha fazla. Her mermi bir duayd?. Her ?lü komünist aileme y?nelik bir tehdidin eksilmesiydi.”

  “Bu nas?l hissettirdi?”

  Earl’?n s?r?t??? geri d?nüyor.

  “Adalet gibi.”

  Tanr?lara bak?yor.

  “Anl?yorsunuz de?il mi? Siz tanr?s?n?z. Anl?yorsunuz. Baz? insanlar daha iyidir. Daha gü?lüdür. Se?ilmi?tir. Bu yüzden siz yukar?das?n?z, biz a?a??day?z. Do?al. Do?ru olan bu. Ve a?a??dakiler yerini a?maya kalkarsa, onlar? bast?r?rs?n. Do?an?n kanunu bu.”

  Bir tanr?n?n sesi, okunaks?z:

  “Null-47. Analiz.”

  ?ne ??k?yorum.

  Ellerim o kadar s?k?l? ki t?rnaklar?m avu?lar?ma bat?yor.

  “?zne… ?zne ?rksal üstünlük ideolojisi sergiliyor. Bir adam? ?ocuklar?n?n ?nünde i?kenceyle ?ldürdü ve gurur duydu. K?leli?i, cinayeti ve sistematik bask?y? do?al düzen olarak me?rula?t?r?yor. O—”

  “?zet yeterli. Desen nedir?”

  Duraks?yorum.

  Sesim zar zor sabit.

  “Kendisini üstün g?rüyor. Kurbanlar?n? a?a?? g?rüyor. Onlara kar?? uygulanan ?iddeti kutsal say?yor. Resm? bir sisteme hizmet etmiyor, ama hiyerar?iyi ilahi yasa olarak i?selle?tirmi?. Tanr?’n?n kendisini ba?kalar?na hükmetmesi i?in se?ti?ine inan?yor.”

  “Su?luluk hissediyor mu?”

  “Hay?r. Zevk al?yor.”

  Sessizlik.

  Earl bana bak?yor.

  “Sen.” ??aret ediyor. “Sen o alt tanr?lardan birisin, de?il mi? Anl?yorum. Korkaks?n. Zay?fs?n. Muhtemelen renklilerle ve komünistlerle empati yap?yorsundur.”

  Cevap vermiyorum.

  Earl s?r?t?yor.

  “Bak evlat, dünyan?n bir düzeni var. En tepede Tanr?. Onun alt?nda beyaz adam. Sonra geri kalan herkes. Bunu tersine ?evirmeye kalkarsan kaos olur. ?imdi olanlar gibi — ?rk kar???m?, tanr?s?zl?k, hükümette komünistler.”

  Bir tanr?n?n sesi, so?uk:

  “Tanr?’dan s?z ediyorsun. Tanr?’n?n eylemlerini onaylad???na neden inan?yorsun?”

  Earl hi? tereddüt etmiyor.

  “?ünkü kazan?yorum. ?ünkü hayattay?m. ?ünkü iyi bir i?im, iyi bir kar?m, iyi ?ocuklar?m var. Bu Tanr?’n?n lütfu. Onaylamasayd? beni ?oktan ?arpard?. Ama ?arpmad?. ?ünkü ben hakl?y?m.”

  Tanr?lara bak?yor.

  “Siz de biliyorsunuz hakl? oldu?umu. O yüzden dinliyorsunuz. O yüzden beni henüz ?ldürmediniz. ?ünkü derinlerde siz de kabul ediyorsunuz. Baz? insanlar y?netmek i?in yarat?lm??t?r. Baz?lar? hizmet etmek i?in. Hep b?yleydi. B?yle olmal?.”

  Bir tanr?n?n sesi, zehirli:

  “Bizim senin gibi oldu?umuzu mu dü?ünüyorsun?”

  Earl s?r?t?yor.

  “Sizi beni yaratanlar olarak g?rüyorum. Düzeni siz koydunuz. Ben sadece ona uyuyorum.”

  Sessizlik.

  Sonra Earl’?n s?r?t??? hafif?e s?nüyor.

  “Durun. Siz… siz kat?lm?yor musunuz?”

  Cevap yok.

  Earl’?n yüzü sertle?iyor.

  “Kat?lmal?s?n?z. Siz tanr?s?n?z. Kurallar? siz koydunuz. üstün ve a?a??. Mükemmel ve kusurlu. Ben sadece tasar?m?n?za g?re ya??yorum.”

  Bir tanr? konu?uyor, sesi buz gibi:

  “Seni biz tasarlamad?k.”

  Earl’?n ?zgüveni ?atl?yor.

  “Ama… ama ?ncil—”

  “?ncil’ini biz yazmad?k. Prometheus yazd?. Ve o ?ldü.”

  Earl donakal?yor.

  “O zaman… o zaman kim y?netiyor?”

  “Kimse.”

  Earl’?n yüzü bembeyaz oluyor.

  “Bu… bu mümkün de?il. Bir düzen olmal?. Bir—”

  Yok oluyor.

  Cümle ortas?nda.

  Siliniyor.

  Tanr?lar uzun bir süre sessiz kal?yor.

  Sonra biri konu?uyor.

  “Bu… i?ren?ti.”

  “Kat?l?yorum. ?lkel. Vah?i. Ve bununla gurur duyuyor.”

  “Ve yine de kendisini hakl? san?yordu.”

  “Hepsi ?yle.”

  Bir duraklama daha.

  Bir tanr? bana d?nüyor.

  “Yar?-tanr?. Earl hakl? m?yd?? Hiyerar?i do?al m?d?r?”

  Bunun bir s?nav oldu?unu biliyorum.

  Do?ru cevab? biliyorum.

  Dikkatle cevapl?yorum.

  “Earl, ?rk? yüzünden üstün oldu?una inan?yordu. Bu inanc? dayatmak i?in i?kence yapt? ve ?ldürdü. Su?luluk hissetmedi ?ünkü kurbanlar?n? a?a?? g?rüyordu.”

  “Bu bir cevap de?il.”

  “O… o yan?l?yordu, Yüksek Konsey.”

  “Neden?”

  Duraks?yorum.

  “?ünkü… ?ünkü do?uma dayal? üstünlük keyf?dir. Hak edilmez. Me?ru de?ildir. Sadece… iddia edilir.”

  Sessizlik.

  Sonra bir tanr?n?n sesi, ?ok k?s?k:

  “Peki ya biz, Yar?-tanr?? Biz do?u?tan üstün de?il miyiz? Tanr? olmam?z, tanr? olarak yarat?lmam?zdan gelmiyor mu?”

  Donup kal?yorum.

  “Bilmiyorum, Yüksek Konsey.”

  “Bilmiyor musun. Yoksa cevaplamak m? istemiyorsun?”

  Cevap vermiyorum.

  Bir tanr?n?n sesi, daha so?uk:

  “Anlamaya ba?l?yorsun, Null-47. Ve bu senin i?in tehlikeli.”

  Ba?ka bir tanr?:

  “Yar?n geri d?n. Paranoyan?n ger?e?e d?nü?tü?ünde ne oldu?unu g?sterece?iz. Korkunun uluslar? nas?l yuttu?unu. Ve not alacaks?n. Sessizce.”

  E?iliyorum ve da??l?yorum.

  Hücreme d?ndü?ümde karanl?kta oturuyorum.

  Earl’?n s?zleri yank?lan?yor.

  “Tanr?s?n?z. Düzeni siz koydunuz. Ben sadece uyuyorum.”

  Ve tanr?n?n cevab?:

  “Seni biz tasarlamad?k.”

  Ama beni tasarlad?lar.

  Yar?-tanr?lar? yaratt?lar.

  Bize kusurlu dediler.

  Bizi altlar?na yerle?tirdiler.

  Earl, Tanr? onu ?yle yaratt??? i?in üstün oldu?una inan?yordu.

  Ben de tanr?lar?n üstün oldu?una… beni ?yle yaratt?klar? i?in inan?yordum.

  Duvara bak?yorum.

  KUSURLU.

  Earl bir adam? i?kenceyle ?ldürdü ve zevk ald?.

  ?ünkü hakl? oldu?una inan?yordu.

  ?ünkü kurbanlar?n?n a?a?? oldu?una inan?yordu.

  Tanr?lar beni yaratt? ve kusurlu dedi.

  ?ünkü hakl? olduklar?na inan?yorlar.

  ?ünkü benim a?a?? oldu?uma inan?yorlar.

  Yazmaya ba?l?yorum.

  Ellerim titriyor.

  B?LüM 10 – ZAL?ML?K H?YERAR??S? (??FREL?)

  Earl Tucker: Tamirci. Bir adam? ?ocuklar?n?n ?nünde i?kenceyle ?ldürdü. Gurur duydu.

  Gerek?e: ?rksal hiyerar?i. “Tanr? beni üstün yaratt?.”

  Desen tekrarlan?yor:

  Gilbert: bir cad?y? yakt?. “Tanr? emretti.”

  Hans: ?ocuklar? ?ldürdü. “üstün ?rk? koruyordum.”

  Dmitri: k?yleri a?l?ktan k?rd?. “Mükemmelli?i in?a ediyordum.”

  Earl: i?kence etti, ter?r estirdi. “Do?al düzeni savundum.”

  Hepsi kendini hakl? sand?.

  Hepsi kurbanlar?n? a?a?? g?rdü.

  Hepsi daha yüksek bir gücün eylemlerini me?rula?t?rd???na inand?.

  G?zlem:

  Tanr?lar hiyerar?i yaratt?.

  En üstte tanr?lar. Altlar?nda yar?-tanr?lar. Onlar?n alt?nda ?lümlüler.

  Earl hiyerar?i yaratt?.

  En üstte beyazlar. Alt?nda di?erleri.

  ?kisi de hiyerar?inin do?al oldu?una inan?yor.

  ?kisi de sapman?n cezaland?r?lmas? gerekti?ine inan?yor.

  Soru:

  Earl yan?l?yorsa…

  Tanr?lar da m? yan?l?yor?

  Tanr?lar yan?l?yorsa…

  Ben neyim?

  Yazmay? b?rak?yorum.

  Dosyay? kaydediyorum.

  ?ki kez ?ifreliyorum.

  Yar?n ba?ka bir tan?k ?a?r?lacak.

  Ve ben not alaca??m.

  Ve hi?bir ?ey s?ylemeyece?im.

  ?ünkü ger?e?i s?ylersem…

  Yok edilece?im.

  Ama ger?ek zaten ?ekilleniyor.

  Ve onu durduram?yorum.

  7. B?LüM SONU

Recommended Popular Novels